“Kim Allah’a güzel bir borç verirse Allah da bunu kat kat fazlasıyla öder. Daraltan da genişleten de Allah’tır ve O’na döndürüleceksiniz.” (Bakara/245)
Karz-ı Hasen’de borç, kişiler arasında alınıp verilse de servet sahibi aslında Allah’a borç vermiş olur. Borç alan kişi ise bu borcu Allah’a borçlanmış kabul edilir. Bu nedenle, karz veren kişi borcunu tahsil etse de etmese de, enflasyondan zarar görse de kaybeden olmayacaktır. Çünkü karz verdiği andan itibaren, karşılığının kat kat fazlasını kazanacağı ile müjdelenmiştir.
Borç alan kişi ise Allah’a borçlu olmanın sorumluluğu ile hareket eder ve borcunu ödediğinde, Allah’a olan borcunu ödemiş sayılır. Ancak, borcunu ödemediğinde (Allah muhafaza), Allah’a borçlu kalmış olur. Sonuç olarak, Karz-ı Hasen müessesesinde tahsildar Allah’tır ve O’nun terazisi asla şaşmaz.
Faizli borçta ise taraflar (hâşâ) Allah’ı karşılarına almış olurlar. Ne kadar kazançlı görünseler de aslında kazanamazlar.